top of page

Geç Kalmadan



Bazı şeyleri beklemek gerek deriz hep. Çayın tam kıvama gelmesini, kekin kabarmasını, sofranın hazır olmasını. Ama asıl mesele başka, beklerken geçen zamanın kendisi..


Hayatta da böyledir ya. Bir cümleyi söylemek için doğru zamanı ararız. Bir adım atmak için uygun anı bekleriz. Birini aramak, bir kahve içmek, içimizi açmak. Hep "birazdan", "sonra", "belki yarın" diye ertelediğimiz şeyler.


Ama aslında tam da o bekleme halinde geçiyor günler. Kaçan fırsatlar, yaşanma ihtimali olan mutluluklar birer birer elimizden kayıyor. Ve geriye sadece içimizde biriken ağırlık kalıyor.


Tıpkı çayın demlenmesini beklerken soğuyup da tadını kaybetmesi gibi. Bir cümle vardı içimizde. Bir niyet, bir samimi bakış. Ama zamanı değil dedikçe hepsi soldu, sustu, kayboldu. Belki de artık "belki biraz daha geç kalmadan" demeyi öğrenmeli insan. Çünkü bazen mükemmel anı beklerken her şey geçip gidiyor. Biraz cesaret, biraz samimiyetle atılan bir adım aslında bekleyişten daha iyidir. Ve unutma hayat mutfağın sıcaklığında bile hemen şimdi yaşamakla güzelleşir.


Kendine sor: Bugün geç kalmadan söyleyebileceğin hangi cümlen var?

Yorumlar


  • Facebook
  • Instagram
  • Pinterest
bottom of page